Sinema

Cingöz Recai Paris’te (Lupin 2021)

Bilindiği üzere Cingöz Recai, Peyami Safa tarafından oluşturulan bir hırsız karakteridir. Daha önceleri 1954, 1969 yıllarında filmi çekilen karakterimiz son olarak da 2017 yılında Onur Ünlü tarafından yönetilen Cingöz Recai (Bir Efsaneni Doğuşu) filmi ile daha da tanınır hale gelmiştir.

Cingöz Recai Paris’te demenin aslında komik bir tarafı var. Çünkü esasında Peyami Safa’da Cingöz Recai karakterini yazarken Fransız yazar Maurice Leblanc’ın meşhur Arsen Lüpen karakterinden esinlenmiştir.

Dolayısıyla Cingöz Recai Paris’te derken Lupin dizisinde Cizgöz Recai’nin esinlendiği karakter olan Arsen Lüpen’in yolundan giden ve onu taklit eden Assane Diop’u izliyoruz. Yani hikâye zaten kendi memleketinde geçmiş oluyor.

Assane Diop’un müridi rolünü ise Can Dostum (Intouchables) ve Hayatımın Şansı (Samba) gibi filmlerden de tanıdığımız Omar Sy canlandırıyor.

Omar Sy’ın Arsen Lüpen karakterinin modern bir versiyonu olarak seçilmesi oyuncu seçimi açısından oldukça faydalı olmuştur. Çünkü Omar Sy daha önce canlandırdığı karakterlerin çoğunda esprili, kibar, kadınları tavlamasını bilen bir gentilmen olduğu görülür.

Filmde de bu paralellik çerçevesinde tıpkı Arsen Lüpen gibi kibar hırsız olan, her zaman esprili, iyi rol yapan ve asla yakalanmayan Assane Diop’un hırsızlık yapmak için bazı gerekçe ve motivasyonları vardır.

Evet Arsen Lüpen de genellikle zenginlerden çalar ve fakirlere dağıtırdı, Arsen Lüpen de soyacağı zenginleri özenle seçerdi ve kötü nam salmış kişilere odaklanırdı.

Aynı şekilde Assane Diop da örneğin Belçika Kongo’sundan değerli mücevherleri olan yaşlı bir kadını ustalıkla soymaya hiç çekinmiyor. Filmde Omar Sy’ın canlandırdığı Senegal asıllı Fransız’ın bu hırsızlığı yaparken seçtiği yaşlı kadın bu nedenle daha anlamlı kalıyor.

Fakat Assane Diop’un son işim dediği ve tıpkı Arsen Lüpen hikayelerinde de geçen Kraliçe’nin Kolyesi’nin çalınması filmin esas konusu.

Assane Diop bu sefer kişisel bir intikamın peşindedir. Elbette yozlaşmış, zenginleşirken birçok acımasızlık ve sömürü gerçekleştirmiş bir zenginden bu kolyeyi çalıyor ama asıl mesele 25 yıl önce öldürülen babasının intikamını almak. Dolayısıyla The Godfather vari bir şekilde babası öldürülen bir çocuğun yıllar yıllar geçse de intikamını asla unutmadığı anlatısı bu dizinin de esas meselesi.

Eğlenceli, hareketli, sürükleyici ve yormayan bir dizi olan Lupin, Fransız sinema ve dizilerinin çok iyi lanse ettiği üzere izleyenlere görsel açıdan Paris panoraması sunmayı başarıyor. İlk bölümden itibaren Louvre Müzesi, Lüksemburg Bahçesi, Sacré-Cœur, Eyfel Kulesi gibi simgeleşen Paris mekanlarını sık sık görüyor zaman zaman da içerisinde bulunuyoruz.

Son olarak enteresan olan bir ayrıntı var. Dizinin yaratım ve senaryo ekibinde bulunan François Uzan’ın ne François Ozon ile ne de Cem Uzan ile bir bağlantısı vardır.

Mert DEDECAN

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu