Dünyadan Kültür-Sanat

Darren Aronofsky Sinemasının Dini Göndermeleri

Daha çok Siyah Kuğu ve Bir Rüya İçin Ağıt filmleriyle tanınan Darren Aronofsky, dini metinlerdeki hikayeleri varoluşsal temaya oturtarak her defasında spiritüel ögelere vurgu yapıyor. Bu kapsamda madde/ruh, doğa/insan/tanrı, yaşam/ölüm gibi çatışmalar üzerinden insan psikolojisini ve yaşamı psikolojik gerilim tarzındaki filmlerle irdeliyor.

98 yapımı, çok düşük bir bütçe ile büyük bir iş çıkarılan “Pi” filminde her şeyi matematiksel denklemlerle çözmeye çalışan Kohen, “doğanın matematik diliyle yazılmış bir kitaptan ibaret” olduğu mottosuyla hareket ederek Pi sayısı üzerinde araştırmalar yapıyor.

Wall Street piyasasından bir kadın bu matematik dahisinin denklemlerine güvenerek piyasaları takip etmesi açısından kendisine yardım etmesini istiyor.  Öte yandan Yahudi bir grup da, Yahudilik’in kutsal kitabı olan Tevrat’ı kelimelerle değil sayılarla anlama peşinde. Bu yüzden Kohen’in peşini bırakmıyor.

Matematik ile düşünmeye alışık bir zihin, doğanın ve yaşamın şifresini sayılarla bulabileceğine inanan bir zeka, migren krizleri eşliğinde halüsinasyonlarla boğuşan bir beyine evriliyor ve işin içinden çıkamıyor.

Tavsiye ise, artık yaşlanan ama 20 yaşında matematik profesörü olan eski tez hocasından, Go oyunu üzerinden geliyor.

Eskiden yaşamış olan Japonlar Go tahtasını evrenin mikro kozmozu olarak değerlendirirlerdi.

Boş olduğunda basit ve düzenli görünmesine rağmen kurulabilecek oyun sayısı sonsuzdur.

Aynı kar taneleri gibi, iki Go oyunu birbirine benzemez.

Yani Go tahtası aslında aşırı derecede karmaşık ve kaotik bir evreni temsil eder.

İşte bu dünyamızın gerçeği Max.

Matematikle kolayca açıklanamaz.

Özet ile 1+1=1 olabilme ihtimali savunuluyor diyebiliriz. İşin içinde zar var ise akıl tek başına yeterli değildir diyebiliriz. Tavlada her zaman 7-7 gelme olasılığı vardır da diyebiliriz.

Düşünmeyi bırak, sadece hisset. Sezgilerini kullan diyor hoca ve kendisine okuması için Hamleti veriyor. Fakat Kohen, 1 aydır Pi sayısı ile meşgul olduğundan bir türlü başlayamıyor. Şu eski atasözü ne de güzel açıklıyor durumu:

Bilim der ki hayat anlamaya değer.
Sanat der ki hayat yaşamaya değer.

2006 yapımı The Fountain filminde ise birçok mitolojiye ve efsaneye konu olmuş, ölümsüzlüğün simgesi olarak yer edinmiş Hayat Ağacı’ndan bahsediliyor. Daha doğrusu filmin odak noktasını bu Hayat Ağacı oluşturuyor.

2014 yapımı Noah filmi ise Nuh’un Gemisi olayından esinlenerek çekilmiş bir dram filmidir. Adem ile Havva’nın yaşadığı Cennet Bahçesinden, cennetten uzaklaştırılmış meleklere, Nuh peygamberin karısı ve çocukları da dahil İncil’de geçen bir çok kişinin üzerinden çekilen filmin oyuncu kadrosu da bir hayli geniş.  Russell Crowe, Jennifer Connelly, Emma Watson, Anthony Hopkins gibi isimleri sayabiliriz.

Son filmi 2017 yapımı Mother! filminde ise baş rolleri Jennifer Lawrence ile Javier Bardem paylaşıyor. Film, Darren Aronofsky’ın dini metinleri ve öğretileri metaforlar yoluyla sinemaya aktarma konusunda zirveye ulaştığı bir filmdir.

Günümüz dünyasında geçen filmde her karakterin aslında dini bir sembolü var. Yaratıcı rolünde Tanrı’yı oynuyor Jaiver Bardem, Toprak Ana ise Jennifer Lawrence oluyor ve saflığı ve temizliği ile Meryem Ana’yı canlandırıyor. Filmde Jaiver Bardem bir şairdir, şairin en büyük hayranları olan Michelle Pfeiffer Havvayı, Ed Harris ise Adem’i temsil ediyor. Çünkü Tanrı kendisine itaat etmesi ve sevgi ile minnetlerini dile getirmesi için insanı yarattı. Adem ile Havva’nın filmde kavgalı olan oğulları ise tabi ki Habil ile Kabil ve ilk cinayet işlenmiş oluyor. Hatta filmde Hz. İsa’nın öldürülmesi bile değişik bir anlatı ile gösteriliyor.

Netflix’te yer alan, National Geographic yapımlarından biri olan Will Smith tarafından sunulan ve dünyanın yaradılışında ve devam edebilmesinde çok ufak detayların bile birbirine ne kadar bağlı olduğu ve hayati derecede önem arz ettiğini, dünyaya ve evrene yukarıdan bakabilme şansı yakalayabilmiş astronotların gözünden anlatan One Strange Rock yani Sıradışı bir Kaya belgeselinin yönetmenliğine de Darren Aronofsky yapıyor.

Darren Aronofsky, kısacası, insan/tanrı/doğa üçgeninde gidip gelen, anlamlandırma çabasında olan biri.

Mert DEDECAN

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu