Politika-Tarih

Fransa Tarihinin En Sağcı Başkan Adayı: Éric Zemmour

Fransa Tarihinin En Sağcı Başkan Adayı: Éric Zemmour

Kişisel Yaşamı

Zemmour, Fransa’nın meşhur banliyösü olan ve kendisinin de sıklıkla eleştirerek gündeme getirdiği Seine-Saint-Denis’de doğuyor. Zemmour’un ailesi 1952 yılında Cezayir’den Fransa’ya göç eden bir berberi Yahudi ailesidir. Zemmour’un eşi ise Tunus, Yahudi kökenli bir aile geçmişi olan Mylène Chichportich’tir.

Le Pen’lerden Zemmour’a

Yıllarca sağ gazetelerde siyasi köşe yazarlığı yapmış, televizyon programlarında ateşli yorumculuklarda bulunmuş, Fransız aşırı sağ polemikçi, 2022 Fransa Cumhurbaşkanı adayı Éric Zemmour

Adaylığını açıklamadan önce yıllarca Fransa aşırı sağını domine eden Marine Le Pen ve Le Pen geleneğinin nasıl önüne geçeceği ve oy devşirebileceği oldukça tartışma konusuydu. Fakat son yapılan anketlerde Marine Le Pen ile benzer oy oranlarına sahip olduğu ortaya çıktı ve popülaritesi günden güne arttırıyor.

İdeolojik olarak bu iki kişi arasında pek de fark olmasa da Éric Zemmour yıllarca televizyon programlarında yaptığı polemikçiliğinden yararlanarak medya yüzünü kullanmak istiyor ve popülaritesi bu kadar arttırmışken adaylığını açıklama kararı alıyor.

Üstelik Marine Le Pen’e bir darbe de yıllarca kendi partisinden de aday olmuş yeğeni Marion Maréchal’dan geldi. Kendisi Zemmour’un ekibine dahil olduğunu açıkladı.

Zemmour, yeğen Marion Le Pen hakkında “O zeki, açık, meraklı bir kız (…) aynı stratejik çizgideyiz” derken teyze Le Pen için “Marine Le Pen’in kazanma şansı yok (…) benim şansım var mı, o başka konu” dedi.

Fakat yine de aşırı sağın patronu kimdir ve kim ikinci tura kalmalıdır tartışmalarında Marine Le Pen ile Éric Zemmour sık sık karşı karşıya geliyor.

Günah Geçisi : Göçmenler

Zemmour son yıllarda özellikle Müslümanlara ve Fransa’daki göçmen, mülteci ve Afrika, Kuzey Afrika kökenli Fransızlara karşı söylemleriyle dikkat çekiyor. Bu kapsamda örneğin en son açıklaması oldukça provakatifti. Kendisi 2022 seçimlerinde seçilirse Fransız olmayan Muhammed gibi isimlerin konulmasını yasaklayacağını açıkladı.

Başka bir sokak röportajında başörtülü bir kadının başörtüsünü laiklik namına çıkarmasını talep etti. Eğer kadın başörtüsünü çıkarırsa kendisi de kravatını çıkaracağını söyledi.

Göçmen kökenli Fransızların yoğun olarak yaşadığı Seine-Saint-Denis, ki kendisinin doğum yeridir, departmanını hedef alan Zemmour, Eylül ortasında yayınlanan Fransa Son Sözünü Söylemedi kitabında, Paris bölgesinin bu bölümünü dini bir sömürgeciliğin yabancı bir yerleşim bölgesi kurbanı olarak nitelendirmişti.

Zemmour’a göre Fransa, varoluşsal bir sorunla karşı karşıyadır, “Fransız seçkinleri, Hristiyan medeniyetine düşman olan Müslüman bir medeniyetten milyonlarca göçmenin Fransa’ya gelmesine izin vermek gibi canice bir budalalığı işlediler.”

Entegrasyon yerine asimilasyon tanımını kullanan Zemmour için, “İslam Fransa ile bağdaşmaz” ve “esas olarak politik” bir din olduğu için İslamcılıktan pek de farklı değildir. Ancak Zemmour, “Müslümanlar ile İslam arasında bir fark” olduğunu kabul ederek, “Fransız din anlayışını özel bir mesele olarak değerlendirerek sahiplenebilen Müslümanların” millette “yerlerinin” olduğunu belirtiyor.

Kısacası yasal ve yasadışı, siyasi mülteciler, aile birleşimi, yabancı öğrenciler vb. tüm göçmen akışlarını durdurmayı öneriyor.

“Genç Fransızlar atalarının topraklarında azınlık olarak yaşamayı kabul edecekler mi? Eğer öyleyse, kolonileştirilmeyi hak ediyorlar; eğer öyle değilse özgürlükleri için savaşmak zorunda kalacaklar”

Ekonomi Alanındaki Görüşleri

Tüm sorunların kaynağı olarak gördüğü göç konusuna sürekli atıf yapan Zemmour Fransa’da alım gücünün azalmasının ve işsizliğin temel sebebini tabi ki göç ile açıklıyor ve sosyal yardımların Fransızlara gitmesini savunuyor.  Zemmour refah devleti anlayışının çok yüksek düzeyde sosyal katkılar sunmasının obezliğe sebebiyet verdiğini belirtiyor ve vergilerin düşürülmesi gerektiğini vurguluyor.

Kasım 2021’deki “made in France” fuarı sırasında Fransa’nın yeniden sanayileşmesini ve ticaret dengesinin yeniden düzenlenmesini savundu.

Fransız şirketlerinin rekabet gücünü artırmak için üretim vergilerinde ve kurumlar vergisinde büyük bir indirimden ve ticari devirler için miras haklarının kaldırılmasından yana olan Zemmour Fransa’nın ekonomik egemenliğini güçlendirmek için, topluluk dışı ithalattan (Çin dahil) elde edilen ürünlerin vergilendirilmesini artırmayı teklif ediyor ve özellikle kamuoyunu Fransız şirketlerine yönlendirmeyi sağlayan büyük bir Sanayi Bakanlığı’nın kurulması çağrısında bulunuyor.

Kadınlar Hakkındaki Görüşleri

Éric Zemmour özellikle kadınların ve iktidarın el ele gitmediğini savunuyor: Ona göre kadınların çoğu yalnızca erkeklerle olan ilişkileri yoluyla güce ulaşıyor. Örneğin bir keresinde şu açıklamaları yapmıştı:

“Kadınlar Ulusal Meclis ve Senato’ya nasıl girdi? İnsanları onları listelere koymaya zorlayan eşitlik yasalarıyla. Onları oraya nasıl koyduğumuzu da anlatmayacağım… Arkadaş, eş, metres vs. koyduk…” France Inter’den gazeteci Éric Delvaux Zemmour’un açıklamalarından sonra şu sonuca varıyor: “Zemmour’a göre, kadınlar bugün siyasetteyse, bunun nedeni erkeklerle yatmış olmalarıdır.”

Ek olarak Nisan 2021’de Aix-en-Provence’ta 2022 cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını tanıtan dev bir posterin asılmasının ardından altı kadın Éric Zemmour’u medyada cinsel saldırı ile suçladı.

Takip eden Mayıs ayında Mediapart yayın kurumu, biri gelişmekte olan kariyerini korumak, diğeri deneme yazarına zarar vermemek için şikayette bulunmadığını iddia eden diğer iki kadının ifadesini kamuoyuyla paylaştı.

8 Mart 2022’de Médiapart, birkaç ay süren bir soruşturmanın ardından, 1999-2019 yılları arasında meydana geldiği iddia edilen olaylara ilişkin yüzleri açık sekiz kadının ifade verdiği bir makale ve video yayınladı.

Yargı Önünde Zemmour

2010’dan itibaren Éric Zemmour, özellikle Ligue des droits de l’homme, LICRA ve SOS Irkçılık dernekleri tarafından hakaret ve nefrete teşvik teşkil ettiği iddia edilen sözler nedeniyle sık sık mahkemeye çıkarıldı. Birkaç kez serbest bırakıldı, ancak 2011’de ırk ayrımcılığını teşvik etmekten ve 2018’de Müslümanlara karşı nefreti körüklemekten suçlu bulundu.

19 Şubat 2020’de LGBT hakları örgütleri (Mousse, STOP Homofobi ve Adheos) Éric Zemmour’a “homofobik kamusal karalama” için şikayette bulundu. Bu şikayet, Zemmour’un 15 Ekim 2019’da CNews’te yaptığı ve özellikle LGBT kişileri “devlet üzerinde kontrol sahibi olmak ve devleti kendi çıkarları için köleleştirmekle” ve “toplumu parçalamakla” suçladığı yorumların ardından geldi.

Son olarak ölüm cezası hakkında da açıklamalarda bulunan Zemmour Eylül 2021’de şunları söyledi: “Ölüm cezasını kaldırmakla iyi yaptığımızı düşünmüyorum. Felsefi olarak bundan yanayım”

Zemmour 2010’dan itibaren radikal sağ, egemenlikçi, kimlikçi, göçmenlik ve İslam karşıtı bir figür olarak karşımıza çıkıyor ve çıkmaya da devam edeceğe benziyor. Fransa’da seçim sonuçları ne olursa olsun Fransa tarihinin belki de en “Fransa değerlerinden” uzak başkan adayı olarak tarihe geçiyor.

Mert DEDECAN

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu