Yaşam

Yatırımcı Teşvik

2023 seçimlerinden sonra Mehmet Şimşek’in göreve gelişiyle başlayan ortodoks ekonomiye dönüş adımları ve uygulanan ekonomi politikaları, bu dönemin öncesinde biriken finansal istikrar risklerini azaltmayı ve enflasyonu düşürmeyi hedefledi. Bu doğrultuda son üç yılda uygulanan sıkı para politikası ile finansal istikrar konusunda kısmen iyileşme sağlansa daenflasyonda ciddi bir gerileme kaydedilmedi. Bununla beraber, yüksek faiz ve kontrollü kura dayanan mevcut politika bileşeni, sanayi ve istihdam üzerinde de baskı yarattı.[1]

Bu süreçte yüksek faiz ortamı, “sıcak para” olarak adlandırılan kısa vadeli yabancı portföy yatırımları için Türkiye’yi cazip kıldı. Fakat 2026 yılında, gerek küresel gerekse ülke içindeki ekonomik ve siyasi gelişmelerin etkisiyle sıcak para girişi zayıfladı. Uzun vadeli “yabancı doğrudan yatırım” girişi ise uzun yıllardır olduğu gibi son üç yılda da sınırlı kaldı. Bu durum,Şimşek programının işleyişi için olumsuz bir faktör olurken, son açıklanan teşvik paketleri de bu kapsamda Türkiye’ye uzun vadeli yabancı yatırım girişini hedefliyor.

Arka Plan ve Yasal Süreç

2026 yılı başında yaşanan ABD-İran savaşı, Körfez bölgesindeki güvenli liman algısını zayıflattı. Bu süreçte hem devlet hem de kamuoyu tarafında Türkiye’nin bölgesel bir finans ve operasyon merkezi olarak Körfez’in son yıllardaki rolünü üstlenme potansiyeli tartışıldı.Doğrudan yabancı yatırımı çekme arayışları da bu konjonktürde somut adımlara dönüştü. Nisanayında duyurulan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”, gelecek yasa tasarısının çerçevesini oluşturdu.[2] Bu vizyon açıklamasının ardından yasal düzenlemelere geçildi. İlk etapta 30 Nisan 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı yayımlandı. Bu kararla, yazılım ve veri işleme gibi teknoloji odaklı sektörlerde vergi istisnası yükseltilirken, yabancı kurumların vergi istisna şartlarında da kurumlar lehine düzenlemeler yapıldı. [2] Ardından, teşvik paketinin üretim, istihdam ve bölgesel yönetim merkezlerini kapsayan yapısal ayakları yasa teklifi olarak TBMM’ye sunuldu. Teklif, 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yasalaştı.[3]Böylece, bir buçuk ay gibi kısa bir sürede teşvik mekanizmasının hukuki zemini tamamlanmış oldu. Sürecin hızlı işlemesi, konjonktürel gelişmelerin yarattığı hızlı hareket etme gereksinimininyanı sıra mevcut ekonomi politikalarının dış kaynak ihtiyacının bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.

Paketin Kapsamı

7582 sayılı Kanun, birbirinden farklı kesimlere yönelik vergi avantajlarını tek çatı altında topluyor. Paketin temel bileşenlerinden biri, çok uluslu şirketleri bölgesel operasyon merkezlerini Türkiye’ye taşımaya yönlendiren “Nitelikli Hizmet Merkezi” olarak öne çıkıyor. Buna göre, yurt dışındaki bağlı kuruluşlarına Türkiye üzerinden yönetim, finans veya teknoloji gibi hizmetler sunan şirket grupları, bu faaliyetlerden elde ettikleri gelirlerin büyük bölümü vergiden muaf olacak. Ayrıca, “Nitelikli Hizmet Merkezi” bünyesindeki şirketlerin çalışanlarının asgari ücretin üç katını aşmayan kısmına gelir vergisi muafiyeti uygulanacak. İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki faaliyet gösterecek nitelikli hizmet merkezi şirketleri için vergi muafiyeti %100, çalışanlarının gelir vergisi muafiyeti ise beş kata kadar uygulanacak.

Paket ayrıca son dönemde yüksek faiz ortamında zorlanan imalat sektörü için de vergi düzenlemeleri içeriyor. Fiilen üretim yapan şirketler için kurumlar vergisi oranı %12,5’e (standart oranın yarısına) indiriliyor. Pakette bireysel yatırımcıları ilgilendiren maddeler de yer alıyor. Yurt dışında yaşayan (son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmamış) ve Türkiye’ye yerleşmeye karar veren kişiler, yurt dışından elde ettikleri gelirler için yirmi yıl boyunca gelir vergisi ödemeyecek. Gelire ilişkin düzenlemelere ek olarak; yurt dışında tutulan para, altın, döviz veya menkul kıymet gibi varlıklar, 2027 yılı sonuna kadar banka veya aracı kurumlara bildirilerek %5(belirli yatırım araçları için sıfıra kadar inebilen) oranında vergiyle kayıt altına alınabilecek. [4][5]

Yasanın Ekonomi Programı İçindeki Yeri ve Beklentiler

Sıkı para politikasının yarattığı reel değerlenme ortamında zayıflayan doğrudan yabancı yatırım girişini canlandırmayı hedefleyen paket, bu maliyet dezavantajını vergi istisnalarıyla telafi etmeyi öngörüyor. Beklentilerin gerçekleşmesi halinde uzun vadeli döviz girişi ödemeler dengesindeki finansman kalitesini iyileştirir; ayrıca iç talebin yavaşladığı bir ortamda ihracat ve teknoloji odaklı yatırımlar istihdam üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Doğrudan yatırım girişinin zayıf kalmaya devam etmesi ise dış finansman ihtiyacının kısa vadeli portföy girişleriyle karşılanmasını zorunlu kılarak yüksek faiz ortamının sürmesine ve ekonominin küresel koşullardaki dalgalanmalara karşı kırılgan kalmasına yol açabilir. Dolayısıyla bu teşvik adımı; sadece kamu maliyesini ilgilendiren bir vergi düzenlemesi değil, aynı zamanda mevcut ekonomiprogramının bazı tıkanıklıklarını da aşma çabası olarak değerlendirilebilir.

Liberal iktisat yaklaşımı, mali teşviklerin ötesinde hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumların varlığını doğrudan yabancı yatırımlar için birincil şart olarak öne sürer. Küresel ekonomidedemokratik yapıya sahip olmadığı halde yüksek hacimli doğrudan yatırım çekebilen pek çok karşı örnek bulunsa da, ülkelerin kurumsal kapasitesinin ve belirli bir düzeyde hukuki öngörülebilirliğin önemi genel olarak kabul edilir. Yatırımcılar açısından asıl belirleyici unsur, rejimin niteliğinden bağımsız olarak, idari mekanizmaların etkin çalışması ve kuralların öngörülebilir olmasıdır. Bu çerçevede, açıklanan teşvik paketinin başarısı da sadece vergi indirimlerine değil, Türkiye’nin sunacağı kurumsal güven düzeyine bağlı olacaktır.

[1] https://katmanportal.com/simsek-yonetiminin-istikrar-arayislari-sicak-para-araciligiyla-dezenflasyon-yine-yeniden/

[2] https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/04/20260430-1.pdf

[3] https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yatirim-icin-guclu-merkez-programinda-konustu

[4] https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260604-1.htm

[5] https://www.bloomberght.com/yabanci-yatirimciyi-cekmeyi-amaclayan-teklif-tbmmye-sunuldu-3776635

Caner Uygar Gundogdu

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu