Kültür-SanatMüzik

Aykırı Adam, Michel Polnareff!

Dünya tarihine iz bırakmış sanatçıların birçoğu kendi dönemlerinde toplum kurallarına uymayıp dışlanmıştır. Mesela Michelangelo’nun Kıyamet Günü [1]tablosu kendi döneminde kilisenin rahibi tarafından aşırı çıplaklıktan dolayı desteklenmemiştir. Fakat bundan dolayı Michelengelo bu tabloya rahibi ekleyip, onu cehennemde yanar pozisyonda resmetti. Dante? İtalyan şair siyasi görüşleri yüzünden sürgün ettirilmişti aynı zamanda İlahi Komedya’yı yazarak edebiyat tarihine geçmiştir. Nazım Hikmet’in sürgünü Victor Hugo’nun zorunlu göç ettirilmesi. Bu liste bitmeyecek derecede uzundur.

Aykırı düşüncelere ve eylemlere sahip tarihe iz bırakmış bu kişilerden biri olan Michel Polnareff’i bugün kaleme alacağım.

Michel Polnareff Kimdir ve İnsanları Bu Kadar Kızdıracak Ne Yaptı?

Michel Polnareff, 3 Temmuz 1944’te Nérac’ta (Lot-et-Garonne) doğan bir Fransız söz yazarı, piyanist ve ses sanatçısıdır. Kendisi baba tarafından Rus, anne tarafından Bretondur[2]. Babası da[3]kendisi gibi müzisyendir. Hatta ünlü Fransız şarkıcı Edith Piaf için besteler yapmıştır. Annesi Simone Lane modern caz ve step dansçısıdır. Küçüklüğünden beri müzikle iç içe olan Michel Polnareff’e, babası tarafından klasik müzik dinlemesi empoze edilmiştir ve babası sayesinde Michel 4 yaşında piyanoyla tanışmıştır. Küçük yaşta Paris Konservatuarına[4]yazdırılmıştır. Fakat röportajlarda ve kendi otobiyografisinde anlattığı kadarıyla okul hayatı çok parlak olmamıştır. Onun düşüncelerinde hep babasının tam tersi olmak yani klasik bir piyanist olmamak vardı.

20 yaşında boğucu olduğunu düşündüğü için aile evini terk eden Michel Polnareff, ufak işlerde çalıştıktan sonra biriktirdiği paralarla gitar alıp, ilk notalarını yazmıştır. Daha sonralarda kafelerin teraslarında rock söylemeye başlamıştır. 1966’ya geldiğimiz zaman Michelle o dönemin en ünlü gece kulüplerinden biri olan La Locomotive’de, Disco Revue tarafından düzenlenen rock konserine André Pousse tarafından çağrılır ve bu yarışmayı kazanır. Ödül Barclay[5]ile olan bir sözleşmeydi fakat aykırı adam bunu kendisini bir kalıba koyacağını düşünmesi üzerine reddeder.

Bunun sonrasında çocukluk arkadaşı olan Gerard Woog onu Europe 1[6]patronu Lucien Morisse’e tanıtmak için ısrar eder. Michelle Polnareff, gitarda Jimmy Page ve bas gitarda John Paul Jones[7]ile Londra’da kayıt yapması şartıyla Morisse’in Disc’AZ ile imzalamayı kabul edeceğini söyler. Çok ilginç bir şekilde plak şirketi bu isteği kabul eder.

Polnareff müziği Anglo-Amerikan tarzından esinlenmiştir. Sanatçı sürekli çift cinsiyetli bir görünüm sergiler ve cinsel özgürlüğü savunan bazı metinler yazar. Basın bu dönemde onun bu efemine[8]görüntüsünden ve şok edici metinleri nedeniyle gençliğin çöküşünün sembolü olarak görüyor. “L’amour avec toi”[9]şarkısıyla olay olan sanatçının bu şarkısı pornografik bulunduğu gerekçesiyle Paris piskoposluğu tarafından yapılan şikayetle sadece gece geç saatlerde anten yayınında yayınlanabiliyordu.

Sanatçı 1970 yılında bu kez Olympia[10]da gösteri dizisi yapmaya başlar. Burada yarı konser, yarı gösteri yapan Michelle, bu dönemde sahneye farklılıklar getiriyordu.

Aynı zamanda Michel Polnareff bu dönemde çıkan “Je suis un homme” [11]şarkısıyla görünüşüne ve yaşam tarzına olan eleştirilere yanıt verir.  Bu dönemde Périgueux[12]sahnesinde saldırıya uğramıştır. Bu sanatçı için bir depresyon dönemine neden olmuştur.

Daha sonralarda kendini toplayan sanatçı John Holiday’e bir turnede piyanosuyla eşlik eder. Uzun bir aradan sonra yeni görüntüsünü tekrardan göstermiştir. Fakat uzun sürmeden tekrardan depresyona giren sanatçı Paris’te hastaneye yatar ve uyku tedavisi görür.

Konser afişinde kalçalarını gösteren Michel Polnareff en aykırı davranışlarından biri olarak görülen bu davranışından dolayı para cezası almıştır.

AMERİKA SÜRGÜNÜ

Polnareff menajeri Bernard Seneau tarafından dolandırılır. Michelle Uluslararası bir turneden döndükten sonra banka borcunun milyonlarca frank olduğunu öğrenir. Aynı zamanda Polnareff’in satın aldığı düşündüğü evinin ve arabasının aslında kira olduğunu öğrenir ve inanılmaz bir vergi borcu çıkar en güvendiği adam hiçbir vergiyi ödemeden parayla kaçmıştır. Kısacası Michel hem beş parasız kalır hem de büyük bir vergi borcunun sahibidir. Suçsuzluğunu kanıtlaması yıllar sürecektir. Bu süreçten dolayı Amerika’ya gider. Fakat burada başarısı Fransa’da olduğu kadar büyük olmayacaktı.

.

Fransa’ya geri dönüş

1984 yılında Fransa’ya geri dönen sanatçı hala aktif olarak müzik hayatını sürdürmektedir. En son 2018 yılında yeni albümü ENFIN’ı çıkardı.

Aykırı tarzıyla, yaşadığı enteresan hayatıyla akıllarda daha çok yer edinecek Michel Polnareff’in Amerika’daki sürgünü sırasında kendi ülkesine özlemini anlattığı şarkısıyla baş başa bırakıyorum.

Tarık ASLANHAN

[1]Giudizio universale(İtalyanca)

[2]Breton, günümüzde Fransa sınırları içinde kalan, geçmişte bağımsız krallık ve dükalık olan bölgeye verilen isimdir.

[3]Léo Poll

[4]Conservatoire National Supérieur de Musique et de Danse de Paris

[5]Ünlü Fransız plak firması.

[6]1955’te kurulan Fransız radyo kanalı

[7]gelecekteki Led Zeppelin

[8]Kadınlara özgü davranışları olan, kadını andıran, kadınsı erkek

[9]Seninle aşk, Michelle Polnareff’in şarkısı

[10]Paris’te bulunan bir performans salonu.

[11]Ben bir adamım

[12]Fransa’nın güneybatısında bulunan bir yer adı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu