Yaşam

Markaların Yolculuğu Zihinlerde Başlar

Marka, algılar bütünüdür.
Marka, gördükleriniz, duyduklarınız, hissettikleriniz, istekleriniz, deneyimlerinizdir…
Marka, çevrenizdir.

Bir çok tanımı bir arada yapmak, geniş bir pencereden analizler gerçekleştirmek mümkündür. Günümüz global dünyasını ele alsak, markaya giden yoldaki sürecin işleyişinden bile onlarca çıkarım yapabiliriz. Fakat marka deyince mesele, zihnin kendisidir, kendisi olmalıdır; çünkü, beyinde kodlamamız için markalar bize mesajlar gönderir. Bizler de bu mesajları çözümledikçe marka bilinci oluşturuz. Zamanla bu bilinci çoğaltarak aidiyet, güven gibi tutumları oluşturmaya başlarız. Bu tutumlardan sonra tüketim davranışlarımız değişmeye başlar. Bu değişim, marka mesajlarının tekrarıyla zinde kalır. Örneğin, bir markete gittiğimizi düşünelim. A markasının bisküvisi üç ay boyunca bize reklamlarla kendini tanıtmış olsun. B markasının bisküvisi de sadece raflarda gördüğümüz şekliyle kalsın. Hangisini tercih ederdiniz? Elbette -büyük olasılıkla- A markasını tercih edersiniz. Bunun sebebi ise, daha evvel zihninize yerleşen kodlardır.

Yani marka algısı, zihninizle doğru orantılı gerçekleşir. Ne kadar fazla mesajı alır ve çözümlerseniz o doğrultuda tercihleriniz değişecektir. Bir diğer taraftan ise markalar ile aramızda kuvvetli bağlar vardır ve bu bağlar sürekli olarak değişen ve dönüşen bir yapıdadır. Ailenizle tatile giderken bir çadır almak istiyorsanız, daha önce reklamlarına maruz kaldığınız ve etrafınızdan bu ürünün kaliteliliği hakkında aldığınız direktiflerden bir çıkarım yaparsınız. Bu çıkarımlarla birlikte tercihinizi netleştirir ve satım alımınızı gerçekleştirirsiniz. Bir saniye! Ya annenizin algıları ve tutumları farklı ise? Bu noktada yapılabilecek en doğru karar, tutumlarınızı değerlendirmek olacaktır. Geçmiş mesajları hatırlamaya çalışırsanız, hangi ürünü tercih etmeniz gerektiğini anlayabilirsiniz.

Kısacası markalar, zihnimize etkileri ile ayakta kalırlar ve bunu uzun vadeli olarak gerçekleştirirler. Her reklamda, o markaya karşı ya sempati ya da antipati geliştireceksiniz. Günümüzde bir marka -kişisel ya da kurumsal fark etmeden- tüketicilerinin zihnine yerleşirse, orada kalıcı olacak ve başarıya ulaşacaktır.

Aziz Yiğit ULUOCAK

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şunlar da hoşunuza gidebilir